Ulus Baker Üçlemesi: Simmel...Vertov...Spinoza - I
Peki bugün sosyal bilimler "toplumsal tipler" yaratabilirler mi, onları anlayabilirler mi? Yoksa tipler nesnel olarak mı ortadan kalktılar? Şu anda sorulması gereken sorular bu türdendir... Artık roman sanatı bile toplumsal tipler üretemiyor (oysa eskiden Dostoyevsky'nin Budala'sı, Dickens'in "yoksul"u, Gogol'un "memur"u vardı... Marx "proletarya"yı, Weber Protestan kafalı "burjuva"yı tasvir ediyordu... Sinema toplumsal tipler üretmeyi romandan ve sosyolojiden daha uzun bir süre sürdürdü... bugün ise vazgeçti...
.......................................
Felsefenin büyük kitaplarının harikulade bir özelliği, hem "sokaktaki insan"ın okuyup anlayabileceği, hem de yalnızca işin "jargonundan" haberdar olan uzmanların, yani felsefecilerin başedebileceği iki ayrı düzlemde yazılmış olmalarıdır. Yayın dünyamıza üçüncü kez sessizce giren Spinoza'nın Ethica'sı işte bu tür kitaplar arasında belki de tarihsel önemi en yüksek olanlardandır.
.......................................
Maddenin kendisinin bir diyalektiği var: salt dokümanter ve aktüalite... neden acaba? Şeylerin bizzat kendilerinin içinde --kendinde şeylerde-- işleyen yeterli bir dinamizm, bir diyalektik var... dolayısıyla Doğayı sahnelemeyi reddetmek gerekir... Şeylerin kendilerinin bir mizansene ihtiyacı yok...
En sevimli köylü kadın ya da çocuk aynı zamanda dinamik maddi sistemlerdir...
Vertov insanları ve varlıkları makineler olarak ele alıyor değil: makinelerin bir kalbi, bir dinamizmi, bir algılayışı ve aksiyon-reaksiyonu var... onlarda hayranlık verici olan da bu... Patetikten kaçınmak gerekiyor... Doğa ise o kadar organik bir şey değil...
https://ulusbakeryazilari.blogspot.com/
http://isyananarsi.blogspot.com/